Utrecht’ten çıkarken günün en güzel karesini Hollanda’da bıraktığımızı sanıyordum. Sonra Düsseldorf’ta başımızı kaldırıp Ren Kulesi’ne, biraz sonra da dönüp suyun karşısındaki ışıklara baktık. Gün batımı, bir dönme dolap ve nehir kıyısında uzayıp giden bir yürüyüş… O akşam kameranın pilini en çok hangi manzaranın bitireceği belli değildi.
Utrecht’ten Düsseldorf’a: Günün ikinci perdesi
Hollanda ve Almanya aile rotamızda Utrecht’ten otomobille ayrılıp Düsseldorf’a ulaştık. Bu durakta kendimize bütün şehri bir akşama sığdırma ödevi vermedik. Rotamız kulenin dibinden başlayıp Ren boyunca Eski Şehir’e uzanıyordu. Ailece gezerken böyle bir plan işe yarıyor: Başlangıçla bitiş belli, aradaki molaları manzaraya bırakıyoruz.
Rheinturm: Saati okumak için başınızı kaldırın
Ren Kulesi’nin altında kamerayı yukarı çevirince koca yapıyı kadraja sığdırmanın da ayrı bir beceri olduğunu anladım. Vlogda 240,5 metrelik kulenin gövdesindeki ışıklara yakından bakıyoruz. Bunlar geceyi süslemekle kalmıyor: Işık grupları saati gösteriyor. Öğretmen refleksiyle insanın aklına hemen bir soru geliyor: Ekranı ve rakamları kaldırıp elinizde sadece ışık bıraksalar, saati nasıl gösterirdiniz?
Kuleye çıkmayı düşünüyorsanız seyir katının saatlerine ve biletlerine önceden bakın. Bizim videodaki rota kulenin altından devam ediyor; Düsseldorf’un akşamını yakalamak için ilk iş asansör sırasına girmek gerekmiyor.
MedienHafen’dan Ren’e: Arabalar aşağıda, yürüyüş yukarıda
Kule çevresinde bir yanda MedienHafen’ın modern mimarisi, diğer yanda eyalet parlamentosu var. Birkaç kadraj sonra binalar geri planda kaldı; bu kez Ren ve kordon öne çıktı. Rheinuferpromenade’nin en sevdiğim yanı, nehirle şehir arasına girmeden yürüyebilmeniz. Bir zamanlar kıyıda akan araç trafiğinin tünele alınması, nehir kenarını yürüyüşe açmış. Bir öğretmen için tahtaya çizilecek iyi bir şehircilik örneği; bir gezgin içinse manzaraya dalıp biraz daha yürümek için güzel bir sebep.
Yol üzerinde KD RheinPoesie gezi gemisi de kadrajımıza girdi. Nehri sudan görmek ayrı bir plan; bizim o akşamki tercihimiz kıyıda kalıp ışığın değişmesini izlemekti. Bir köşede yürüyüşü kesip bekleyince, aynı manzaranın birkaç dakika içinde başka bir görüntüye dönüştüğünü fark ediyorsunuz.
Karşı kıyıda Rheinkirmes: Gün batımından sonra ikinci gösteri
Akşamın sürprizi Oberkassel tarafındaydı. Ren’in karşı yakasında Rheinkirmes’in dönme dolabı ve panayır ışıkları yanınca hepimizin bakışı aynı noktaya çevrildi. Dönme dolabın ışıklarıyla suyun üzerinde kalan gün batımı aynı kareye girdi. Bu bölümde panayırı karşı kıyıdan izliyoruz; gördüğümüz manzaranın kendisi geziye yetti.
Aynı görüntünün peşindeyseniz panayır tarihini seyahatinizden önce kontrol edin. Panayır olmasa da gün batımına yakın saatlerde yürüyüş güzel bir plan. Yaz akşamı için 19.00–21.00 arası bir başlangıç fikri olabilir; en iyi ışığı yakalamak için o günün gün batımı saatine bakın.
Burgplatz’da son kare, ertesi sabah Köln
Yürüyüşü Altstadt tarafında, Burgplatz ve Schlossturm çevresinde tamamladık. Modern liman çevresinden başlayıp eski şehrin meydanına ulaşınca kısa bir yürüyüşün içinde Düsseldorf’un iki ayrı yüzünü görmüş olduk. Vlogun son sahnesinde ise şehir değişiyor: Köln Mülheim’daki kahvaltımızın ardından sırada Köln Katedrali var.
Ailece yürümek isteyenlere kısa rota
Rheinturm’dan başlayın; MedienHafen ve eyalet parlamentosu çevresine göz atıp Ren kıyısına inin. Kordonu takip ederek Burgplatz’a yürüyün. Vakit kısıtlıysa kuleye çıkış, tekne turu ve panayırı aynı akşama sıkıştırmayın. Bizim rotada en çok aklımızda kalan anlar, nehrin kenarında durup acele etmediğimiz anlardı.
Düsseldorf vlogunu izleyin
Videoda doğrudan atlamak için: 00:38 Ren Kulesi · 02:05 Gün batımı yürüyüşü · 03:35 Panayır ışıkları · 04:14 Burgplatz.
Siz olsanız o akşam Ren Kulesi’ne mi çıkardınız, yoksa karşı kıyıda dönme dolabın ışıklarını bekler miydiniz?










