Bir yolculuğun en güzel karesi her zaman en geniş manzara olmuyor. Frankfurt albümünü yeniden açınca benim aklıma önce köprüde birbirimizden fotoğraf istememiz geliyor. Sonra martıları saydığımız an, kahvaltıda yerleşme telaşı ve nehir kıyısında soğuktan kulaklarımızı kapatmaya çalışmamız. Şehir, bu küçük anların arka planında giderek bize ait bir hatıraya dönüşüyor.
Frankfurt’taki pazar günümüzü TravelVibes için anlatırken durakları sıralamaktan çok, aynı yolu birlikte nasıl yürüdüğümüze bakmak istiyorum. Çünkü nehir aynı nehir, köprü aynı köprü olsa da herkesin o günden taşıdığı ayrıntı biraz farklı.
Güne tanıdık bir sofrayla başlamak
Yabancı bir şehirde Türk kahvaltısı için oturmak, geziye tanıdık bir başlangıç veriyor. Erdem’in yer ayarlamamıza yardım etmesiyle masaya yerleşiyor, sonrasını konuşuyoruz. Öğleden sonra yola devam edecek olmamızın bilinci var ama o anın içinde kahvaltıya da yer açıyoruz.
Ailece seyahatte çoğu zaman rota kadar bu küçük ortak kararlar belirleyici oluyor. Bir süre oturmak mı, hemen yürümek mi, önce kimin fotoğrafını çekmek mi? Günün akışını yalnızca harita değil, yanımızdaki insanların ihtiyacı ve merakı da değiştiriyor.
Manzaraya bakmanın birden fazla yolu
Main kıyısında benim gözüm binalara ve köprülere gidiyor. Videoda eski ve yeni yapıların aynı yerde bulunduğunu anlatıyorum. Biraz sonra kuşlar dikkatimizi dağıtıyor; Masal’la sayma konuşmaları başlıyor. Aynı manzara bir yetişkin için mimari, bir çocuk için hareket eden kuşlar olabiliyor.
Bunu fark etmek gezinin temposunu değiştiriyor. Bir yerden diğerine hızla geçmek yerine, yanımızdakinin ne gördüğüne de bakmaya başlıyoruz. Martıların yan yana dizilişi kendi başına büyük bir gezi durağı sayılmaz. Ama hep beraber saymaya başlayınca günün hatırlanacak sahnelerinden birine dönüşüyor.
Küçük fotoğraflara tıklayarak veya dokunarak aynı sayfada büyütebilirsiniz.


Kameranın arkasında kalmamak
Köprüde çektiğimiz fotoğrafların birçoğu birbirine benziyor. Aynı korkuluklar, aynı nehir ve benzer bir gri gökyüzü. Buna rağmen her kareyi tek bir fotoğrafın tekrarı olarak görmüyorum. Birinde biz duruyoruz, diğerinde kamerayı tutan kişi değişiyor; sonraki karede başka biri yanımıza geliyor.
Videoda Erdem’den fotoğrafımızı çekmesini isterken ardından birlikte de çekilelim diyorum. Fotoğrafı sürekli çeken kişinin albümün dışında kalmaması için yapılan küçük bir hatırlatma. Yıllar sonra yalnızca nereye gittiğimizi değil, kimlerle orada olduğumuzu da görmek istiyoruz.
Kilitlerde isim, yazıda merak
Eiserner Steg’deki kilitleri incelerken farklı adlar ve tarihler buluyoruz. Biri kendinden bir iz bırakmış, bir başkası o izin yanına kendi kilidini eklemiş. Biz de bu küçük nesnelerin önünde durup gördüklerimizi birbirimize gösteriyoruz.
Köprüdeki Yunanca yazı ise başka bir ortak merak yaratıyor. Ne yazdığını öğrenmek için telefona bakmamız, seyahatin yalnızca görmekten oluşmadığını hatırlatıyor. Bir şeyin adını ya da anlamını bilmemek, yolculuğun eksikliği olmuyor; birlikte araştırmak için bir neden oluyor.


Soğuğun içinde kendi ritmimiz
O gün soğuk konuşmalarımıza sık sık giriyor. Atkıdan, kulakları kapatmaktan söz ediyoruz. Yine de nehirde kano yapan birine bakıp şaşıracak, sokak sanatçısının çatal ve kaşıklardan yaptığı figürleri inceleyecek kadar zaman ayırıyoruz.
Eski şehirde duyduğumuz org sesi de yürüyüşün ritmini değiştiriyor. Bir süre hareket etmeyi bırakıp dinliyoruz. Fotoğraf böyle bir anın yalnızca görüntüsünü taşıyabilir; videodaki ses ve aramızdaki konuşmalar, hatıranın kalan kısmını tamamlıyor.
Yolda biriken şey
Frankfurt’tan sonra Coburg’a devam ederken günün yorgunluğu ortaya çıkıyor. Yağışlı havada mola veriyor, yeniden yola hazırlanıyoruz. Şehirde gördüklerimiz geride ama konuşacağımız ayrıntılar hâlâ bizimle.
Ailece gezmenin değerini benim için anlatan şey de bu: Aynı köprüden geçmekten daha fazlasını paylaşmak. Birinin merakına ortak olmak, fotoğrafını çekmek, beklemek, üşüdüğünü fark etmek ve bazen yalnızca yan yana yürümek. Frankfurt’un bize bıraktığı hikâye, o pazar biraz da böyle yazıldı.
Yürüyüşün sesini de dinleyin
Gezi tarihi: 25 Ocak 2026. Fotoğraflar EnGinizce’nin Frankfurt albümünden, gezi anlatımı Frankfurt videomuzdan hazırlanmıştır. Görseller: EnGinizce.










Birlikte yürümek, kuşları saymak ve kamerayı birbirine uzatmak gibi küçük anların öne çıkması bu yazının en sıcak tarafı. Şehrin manzarasıyla aile hatırasının yan yana anlatılması çok hoş.
Türk kahvaltısıyla başlayan, martıları saymakla süren bir günü ‘aynı manzarayı herkes başka görür’ fikriyle anlatmanız ailece gezmenin özünü çok güzel yakalamış. Yetişkinin mimariye, çocuğun kuşlara baktığı gözlem özellikle öğretmen gözüyle yazılmış çok değerli bir not. Küçük bir öneri: Kahvaltı yaptığınız yerin adını ya da semtini eklerseniz Frankfurt’ta tanıdık bir sofra arayanlar için faydalı olur.