Almanya Oberhausen'daki Westfield Centrol Fiyatları

Centro’da ELEKTRİK ÇARPTI! | ALMANYA’DA BU FİYATLARA İNANAMAYACAKSINIZ! | ALIŞVERİŞ VLOG

Herkese merhaba! 👋 Bu videomda sizlerle birlikte Erasmus+ ile Mayıs ayında Almanya’da konakladığımız yer olan Oberhausen şehrinde Westfield Centrol Alışveriş Merkezini geziyor ve fiyatları inceliyoruz. Özellikle fiyatları Türkiye ile karşılaştırdık; ünlü Lindor çikolatalarına, spor giyimden teknoloji ürünlerine kadar birçok ürünün fiyatını mercek altına aldık. Videonun sonunda öğrencim Büşra ile Ardahan kazının ününü de 🙂 konuştuk.

Video İçeriği:
00:01:29 Barbekü takımları ve fiyatları
00:02:58 Çikolata reyonu ve şaşırtan fiyatlar
00:06:30 Spor ayakkabı fiyatları (New Balance, Adidas, Puma)
00:19:56 Dyson ve diğer teknolojik aletlerin fiyatları
00:22:40 Hollister ve diğer giyim markalarındaki indirimler
00:27:26 Apple ürünleri ve Almanya fiyatları
Almanya’daki fiyatlar hakkında daha fazla bilgi edinmek ve Türkiye ile karşılaştırmaları görmek için videoyu sonuna kadar izlemeyi unutmayın! Sizce fiyatlar nasıl? Yorumlarda buluşalım! 👇

Alışveriş Vlog 2: Ruhr’un Göbeğinde Bir Fiyat Labirenti

Almanya’da alışveriş denince akla önce outlet rafları, sonra da “orada her şey ucuz” diye anlatılan o efsane gelir. O efsaneyi yerinde test etmek için Oberhausen’deki Westfield CentrO’ya gittik. Mayıs ayındaki Erasmus+ programımız sırasında konakladığımız bu şehirde, devasa bir alışveriş merkezinin kapılarından içeri girip tek bir soruyla dolaştık: Bunlar gerçekten Türkiye’den ucuz mu?

Cevabı baştan söyleyeyim: Ne tam olarak ucuz, ne tam olarak pahalı. Ama birkaç reyonda öyle rakamlarla karşılaştık ki “elektrik çarptı” tabirini hak ettik. Kemerleri bağlayın, bu vlog bir fiyat karşılaştırmasından fazlası: çikolata tartısından tutun da ayran tişörtüne, oradan bir öğrencinin Ardahan kazı sorusuna kadar uzanan bir gün.

İlk Durak: Rafların Sessiz Şoku

Girişte bizi marka tabelaları değil, küçük ev ürünleri karşıladı. Duş jelleri, havlular, çantalar… Şampuan ve bakım ürünleri 3–4 euro bandında; dört euroya bir duş jeli alabiliyorsunuz. Bir mum 3 euro, kupalar 7 euro, şık bir bez çanta 25 euro. Rakamlar ilk bakışta “fena değil” dedirtiyor.

Sonra barbekü setine geldi sıra. Sağlam, ağır, ciddi bir maşa takımı: 25 euro. Hemen hesap yapıldı — o günün kuruyla iki bin lirayı aşan bir rakam. Üstelik bu, uçağa vereceğiniz bagaj hakkının kaç katını yer, orası da ayrı bir mesele. “Goodbye” dedik ve yolumuza devam ettik; çünkü CentrO’da bir ürünü beğenmek, onu bavula sığdırma derdine girmek demek.

Parfümeri reyonunda fiyatlar 50–60 euro civarında salınıyor; 24 euroya Cold Water Reborn gibi klasikler var. Bir de o meşhur soru: “Bunlar Sabiha Gökçen’deki duty free’de ne kadar?” Cevap rahatlatıcı değil — Almanya’daki indirimli fiyat bile İstanbul’daki havalimanı fiyatının altında kalabiliyor.

Lindor Dosyası: Çikolatanın Kilo Ekonomisi

Videonun en eğlenceli ve en öğretici kısmı burası. Lindor’un kilosu 43 euro, yarım kilosu 21.90 euro. Dökme reyonda ise 100 gram 5.50 euro. Peki bu ne demek? Teraziye koyduk, tarttık: bir top yaklaşık 20 gram, yani 100 grama beş top giriyor. Taneyle yaklaşık 1 euro. Eve dönerken “yurt dışından Lindor isteyin” diyen akrabalarınıza bu bilgiyi iletin: aslında en pahalı olanı istiyorsunuz.

Ama akıllı alışverişin yolu var. Aynı merkezdeki Lindt mağazasında 1 kilo Lindor 27 euro, iki kiloluk paketler daha da avantajlı. Üstelik sütlü, yüzde 70 kakaolu acı, fındıklı, karışık… Reyon başında “hangisini alsak” sorusu, bu kez gerçekten keyifli bir soruya dönüşüyor.

Arada Lübeck marzipanına da selam verdik: bademli, hafif ekşimsi, tam bir Alman klasiği. After Eight 6–7 euro, filtre kahve çekirdekleri 10 euro civarı. Ve bir de mutfak tutkunlarının gözdesi: KitchenAid mikser, doksan euro bandında. Türkiye’de aynı ürünün etiketini hatırlayınca insan ister istemez durup bir daha bakıyor.

Ayakkabı Reyonu: Yüz Euro Eşiği

Spor ayakkabıda işler karışıyor. New Balance reyonunda modeller 120 eurodan başlıyor; yüzde 30 indirimle 119 euroya inenler var. Yani indirimli hâliyle bile yüz euronun altına inmek zor. Adidas, Puma, Oasis… Çoğu 150–170 euro bandında. Yan yana duran iki mağaza arasında bile fark var: bir yerde 110 euro olan model, outlet tarafında 60 euroya bulunabiliyor. Erlangen’deki üretim merkezini de bu vesileyle öğreniyoruz — Adidas ile Puma zaten hemşehri, karşı karşıya.

Crocs ve Skechers tarafında ise sürpriz: fiyatlar neredeyse Türkiye ile aynı. Crocs 50 euro, Skechers’ta da aşağı yukarı aynı hesap. Bir çift Türk yapımı ayakkabı ise 12 euro — ama üzerinde sadece euro yazıyor, “yedi yüz tane ülke var” esprisi tam da burada patlıyor.

Teknoloji Bölümü: DJI ve Dyson

Burada “elektrik çarptı” cümlesi gerçek anlam kazanıyor. DJI standında Osmo 3 combo 529 euro; tax-free iadesiyle yaklaşık yüzde 10 düşünce 500 euroya iniyor. Action 4 çevresinde 429 euro, daha üst modellerde 679 euro. Kampçılar için taşınabilir güç istasyonu ise tam 1.000 euro — “gücü de bindik zaten” yorumu boşuna değil.

Dyson reyonunda V12 700 euro, V15 750 euro. Yani otuz bin liralık bir süpürge… Türkiye’deki fiyatlarla kıyaslandığında avantaj var mı, var; ama “Almanya’da teknoloji bedava” cümlesini de burada rafa kaldırıyoruz.

Giyim: Hollister, New Yorker, S.Oliver

Hollister Amerikan markası, sweat’ler 45–50 euro, pantolonlar 22 euroya kadar inmiş. Ama beden bulmak ayrı bir macera: 32, 34 arasında gidip gelen beden etiketleri, “benimki otuz dört” diyen bir gezgin ve otuz bir bedenle baş başa kalan bir el. Kot pantolonlar 30 euro, yani yaklaşık bin dört yüz lira. Elbiseler 60–70 euro, gömlekler 40–50 euro ve etiketinde “yüzde yüz pamuk” yazıyor — keşke bir de Türkçe yazsaydı.

Ayran Tişörtü: Gurbetin En Güzel Esprisi

Snipes’ta karşımıza çıkan tişört, bütün günün en güzel anıydı: “Ayran — refreshing yogurt drink”, altında “laktozlu”, yanında bir de “sokaklarda koşarım” vurgusu. 10 euro. Almanya’da bir spor mağazasında Türk ayranının tişörtü… Yanına da iki şişe ayran attık mı, mesele tamam. (Yoldaşın “larçı lazım” esprisi de bu anın üzerine tuz biber oldu.)

Bal Diye Girdik, Likör Bulduk

Köşedeki tezgâh “bal” diye çağırıyordu; tadımlık kaşıklar uzanmış, “probiyen” yazıyor… Sonra öğrendik: yüzde 20 alkollü likörmüş. Bal diye tadacaktık, likör diye vazgeçtik — direksiyon başında olan için “no alcohol” tabelası da cabası.

Apple: Vitrinden Fiyat Okumak

CentrO’nun en kalabalık mağazası Apple. Almanya’da yalnızca dört resmî mağaza varmış, biri de burada. iPhone 16 için 24 ay taksit, sıfır komisyon, ayda 40 euro gibi rakamlar konuşuluyor; iPhone 16 Plus ise bin euroya yaklaşıyor. Yani Almanya’da da telefon bir “yatırım” sayılıyor.

Yemek Katı ve Küçük Kaçamaklar

Üst kata çıktığınızda oyun alanı, atlıkarınca ve Legoland keşif merkezi var; çocuklu aileler için gün burada bitmiyor. Bir de o “arka sokaklar”ın Alman versiyonu gibi duran, yıllardır devam eden bir dizi afişi… Gurbette insanın gözü en çok böyle şeylere takılıyor.

Büşra ve Ardahan Kazı

Günün kapanışı bir soruyla geldi. Öğrencimiz Büşra — Akdeniz Üniversitesi’nde turizm rehberliği okuyor — mikrofonu aldı ve klasikleşen soruyu sordu: Ardahan’ın meşhur kazı. Bir alışveriş vlogunun sonunda kendinizi memleket coğrafyası sınavında bulmak… İşte bu kanalın en sevdiğim yanı bu: fiyat karşılaştırırken bir yandan da memleketi anlatıyor.

Gezgin Notları: CentrO’ya Gidecekseniz

  • Tax-free’yi unutmayın. Yüzde 10 civarındaki iade, 500 euroluk bir alışverişte 50 euro demek.
  • Dökme çikolatada tane hesabı yapın. 100 gram 5.50 euro, bir top yaklaşık 1 euro. Kilo almak her zaman daha akıllı.
  • Outlet ile AVM aynı şey değil. Merkezdeki indirimli fiyat bile outlet fiyatının iki katı olabiliyor; gitmeden önce iki adresi karşılaştırın.
  • Bagaj hakkınızı hesaba katın. 25 euroluk barbekü seti, havalimanında 50 euroluk bagaj cezasına dönüşebilir.
  • Beden bulmak zaman alır. Beğendiğiniz ürünün bedeni olmayabilir; bunu planlayın, acele etmeyin.

Sonuç: Elektrik Çarptı Ama Aklımızda Kaldı

CentrO, ucuzluk cenneti değil; ama doğru reyonlarda, doğru hesabı yaparsanız kârlı bir durak. Lindor’u kiloyla alan, tax-free fişini biriktiren ve yüz euro eşiğinin altına inmeyi kovalayan gezgin, buradan gülümseyerek çıkar. Geri kalanımız ise ayran tişörtünün fotoğrafını çekip döner.

Bir sonraki durakta görüşmek üzere — bavulunuz hafif, hesabınız sağlam olsun.

İlgili Makaleler

Edam’da Ailece Bir Gün: Peynir Pazarı, Pembe Bisiklet ve Masalsı Kanallar

Edam’da ailece kanal yürüyüşü, çiçekli pembe bisiklet ve tarihi peynir pazarı: EnGinizce Gezi’den samimi bir Hollanda yol hikâyesi ve video.

Viyana’nın Kültür Rotası: Müze Salonlarından Sokak Müziğine Bir Gün

Viyana’da müze salonlarından meydanlardaki sokak müziğine ailece kültür gezimiz. Gerçek fotoğraflar, video ve gezi notları.

Bir yanıt yazın

Göze Çarpan Makaleler

Edam’da Ailece Bir Gün: Peynir Pazarı, Pembe Bisiklet ve Masalsı Kanallar

Edam’da Ailece Bir Gün: Peynir Pazarı, Pembe Bisiklet ve Masalsı Kanallar

Hollanda’da Ailece Keşif: Lahey, Delft, Scheveningen ve Roermond

Hollanda’da Ailece Keşif: Lahey, Delft, Scheveningen ve Roermond

Viyana’nın Kültür Rotası: Müze Salonlarından Sokak Müziğine Bir Gün

Viyana’nın Kültür Rotası: Müze Salonlarından Sokak Müziğine Bir Gün

Viyana’yı Ailece Yürümek: Hofburg Avlularından Belvedere’de Son Akşama

Viyana’yı Ailece Yürümek: Hofburg Avlularından Belvedere’de Son Akşama

Viyana’da Ne Yedik? Dev Şnitzel Masasından Ferhat Döner Kuyruğuna

Viyana’da Ne Yedik? Dev Şnitzel Masasından Ferhat Döner Kuyruğuna

Öğretmen Bütçesiyle Viyana: Bir Elma Molasından Saray Meydanlarına

Öğretmen Bütçesiyle Viyana: Bir Elma Molasından Saray Meydanlarına

Zwolle’den Utrecht’e: Ailece Hollanda’nın Sakin Sokakları ve İki Katlı Kanalları

Zwolle’den Utrecht’e: Ailece Hollanda’nın Sakin Sokakları ve İki Katlı Kanalları

Prag’da Vltava’dan Kaleye: Karl Köprüsü ve Aziz Vitus Rotası

Prag’da Vltava’dan Kaleye: Karl Köprüsü ve Aziz Vitus Rotası

Prag’da Gündüzden Geceye: Ailece Sokak Sokak Şehir Keşfi

Prag’da Gündüzden Geceye: Ailece Sokak Sokak Şehir Keşfi